Oyun Yama ALL UP

Oyun Yama ALL UP

Oyun Yamaları


    Transformers The Game Oyun incelemesi

    Paylaş
    avatar
    Pa[TR]oN
    Mod
    Mod



    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 122
    <b>Cinsiyet</b> Cinsiyet : Erkek
    <b>Yaş</b> Yaş : 29
    <b>Nerden</b> Nerden : KIÇ
    <b>Rep</b> Rep : 6
    <b> Upload Yarışması </b> Upload Yarışması : 100

    Transformers The Game Oyun incelemesi

    Mesaj tarafından Pa[TR]oN Bir Salı Şub. 08, 2011 10:46 am


    Transformers ismini duymayanımız
    oldukça azdır herhalde. Birçoğumuzun çocukluk yıllarında var olmuş ve
    günümüze kadar ulaşmayı başarmış olan robotlar ilk olarak Çizgi-roman,
    sonra oyuncak maketler, çizgi film derken bu kez de ortaya büyük bir
    sinema filmi projesi ile çıkıyor. (Aslında yıllar önce bir sinema
    uyarlaması yapıldı ama neyse) Steven spielberg ve Micheal bay gibi
    sinemanın dev isimleri tarafından desteklenen ve çekimleri yılları
    bulan film projesi nihayet geçtiğimiz haftalarda izleyici ile
    buluşmuştu ve oldukça da büyük ilgi gördü. Günümüzün değişmez
    kurallarından olan “Film oyunu” kavramı Transformers için de geçerli.
    Zaten bir çok Marvel çizgi-roman karakterinin oyun yapım hakkını elinde
    bulunduran Activision, bu çizgi uyarlamada da başrolda yine. Oyunumuz,
    film beyazperdeye uğramadan önce Transformers severlerle buluştu.
    Özellikle filmden önce oyunu oynayanlar daha sonra filmle benzer
    sahnelerle karşılaşabilirler.
    Konuyu kısaca özetleyecek olursak: Sam withwicky, araba tutkunudur.
    İkinci el bir araba pazarından aldığı araba tüm kaderini değiştirecektir
    aslında; ama bunun farkında değildir.ıÜüSarı klasik Camaro yani
    Bumblebee, bize ilk görünen robot. Arkasından iki ırkta dünyaya iner.
    İstedikleri şey, yüzyıllar önce Sam’ın dedesinin keşfettiği şeyi yani
    Küp’ü ele geçirmektir. Özel güçlere sahip olan küp, yaydığı inanılmaz
    enerji sayesinde metal nesnelere hayat verebiliyor. Bunu bilen
    Deception’lar, Küp’ü ele geçirerek dev bir ordu kurmayı amaçlıyor.
    Autorobot’lar da buna engel olmak ve Deception’ları durdurmak
    zorundadırlar. Burada sam’in önemi ise küpe giden anahtarın dedesinin
    eski gözlüğünde olması ve bu gözlüğünde sam’de olması.
    Uzay teması hakim bir ana menü bulunuyor oyunda. Bana ilk görüşte biraz
    Doom3′ü anımsattı. İlk baktığımızda en dikkat çekici başlık : BONUS
    bölümü oluyor. Karakterler, yüzlerce resim, videolar gibi ekstralar hoş
    bir özellik olarak eklenmiş; ama bunları hemen göremiyoruz. Nedenini
    ilerleyen satırlarda açıklayacağım. Uzatmadan oyuna girmek için “new
    game” dedikten sonra önümüze iki seçenek çıkıyor. AUTOBOT ve DECEPTION.
    Bilenler bilir. Transformers’te bu iki farklı ırk arasında sürekli
    rekabet olmuştur. İlk ırk yani autobot’lar kısaca iyi taraf. Bu başlığı
    seçersek amacımız kayıp küp’ü, Kötü ırka kaptırmamak ve yok etmek.
    Akabinde Dünyayı kurtarmak. Bu camping’i seçtiğiniz taktirde filmin ana
    temasını az çok oynamış olacaksınız. Deception’lar ise Küp’ü bulmak ve
    bunun için önüne geleni yoketmekten geri kalmayan bir ırk. Bu ırkı
    seçtiğiniz takdirde alternatif bir senaryo oynayacaksınız bir bakıma.
    Oyuna girdiğimizde ilk dikkat çeken haritalar. Önümüzde oldukça geniş
    bir şehir haritası bulunuyor. İstediğimiz yere gidebiliyor, binalara
    tırmanabiliyoruz. Ortalığı dağıtmakta üzerimize yok. Öyleki trafikte
    seyreden araçları kaldırıp, ağaçları yerinden söküp fırlatabiliyoruz.
    Çevre ile etkileşim içersindeyiz yani çevredeki her unsur hem
    yardımcımız hemde düşmanımız olabiliyor. Trafikte veya normal esnada ani
    değişimler yaparak robot’tan arabaya aynı şekilde tam tersine
    dönebiliyoruz. Oyunun en güzel yanlarında biri bu bence. Trafikte araç
    olarak ilerlerken gitmemiz gereken yere daha kısa yoldan ilerlemek
    istiyorsak virajlarla uğraşmak yerine ani bir dönüşüm ile binaların
    üzerinden, köprülerden istediğimiz yere varıyoruz. Bu yöntem çok
    eğlenceli ve farklı alternatifler sunuyor oyunculara. Yıkılıp deforme
    olan çevreler ise görülmeye değer. Tam anlamıyla kaos ortamını
    andırıyorlar. Fizikler üzerinde iyi çalışılmış belliki. Oyunda
    genellikle yapacağımız görevler, bir yeri koru, yok et, vur ilerle
    mantığı ile ilerliyor. Bölümleri geçtikte puanlar topluyoruz ve farklı
    robotları yönetme hakkı kazanıyoruz. Her bölüm başı ve sonunda sinematik
    videolar karşılıyor bizi. Çeşitli karakterlerle oyuna devam etmek bir
    diğer güzel yön. Optimus prime, Megatron,Bumblebee, Jazz, İronside bu
    karakterlerden başlıcaları ve hepsinin kendilerine has özellikleri var.
    Yapacak yeni görevler haritada fosfor yeşili olarak gösteriliyor ve
    tamamladığımız görevler soluk sarı olarak gösteriliyor. Böylece yapılmış
    ve yapılacak görevler belli oluyor. Yapmış olduğumuz görevleri tekrar
    oynayabileceğimiz gibi oyunda senaryoya bağlı kalmak istemeyenler için
    küçük görevler de bulunuyor. Bunları yaparak kazanacağımız puanlar ve
    oyun ilerleyişimize göre bonus bölümünden materyaller açılmaya başlıyor.
    Biraz da sistemsel özelliklere baktığımızda, Grafikler güzel.
    Özellikle robotların tasarımları hele hele dönüşürlerken ki ortaya
    çıkan görsel tablo oldukça hoş. Işıklandırma ve çevre tasarımları da
    gayet başarılı. Seslendirme kadrosunda ise film ekibi bulunuyor.
    Kontroller ise bekleneni veremiyor ne yazıkki. Çeşitli kamera açıları
    sorun olabiliyor, araba kullanmak tam bir işkenceye dönüşebilir. Ek
    olarak arabalarda nos’da bulunuyor. Böylece sınırlı bir zamanda
    gitmemiz gereken bir yere daha hızlı ulaşabiliyoruz. Bu oyun aynı
    zamanda size güzel yarış deneyimleri de yaşatabilir.
    avatar
    gнσѕт
    Admin
    Admin


    <b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 575
    <b>Cinsiyet</b> Cinsiyet : Erkek
    <b>Yaş</b> Yaş : 25
    <b>Nerden</b> Nerden : C:\Windows\system32
    <b>Rep</b> Rep : 19

    Geri: Transformers The Game Oyun incelemesi

    Mesaj tarafından gнσѕт Bir Cuma Şub. 18, 2011 7:02 pm

    Paylaşımın için saol!!

      Forum Saati Salı Ara. 11, 2018 9:22 am